Bu Blogda Ara

17 Mayıs 2011 Salı

On Yedi Mayıs

Bu blog'un ilk yazısı tabii ki bugün olmalıydı. "O gün"ün yıldönümü olan bugün.

O gün için ne yazılabileceğini hiç düşünmedim açıkçası şu ana kadar. Gerek var mı ki anlatmaya çalışmaya? Bir zamanlar, "imkansız"ı anlatan bir reklam filminde bir Türk takımının Avrupa Kupası kazandığından bahsediliyordu. Reklam tarih oldu, okunaklı harflerle tarihe kazanmış bir günde.

Popescu'nun penaltısı ile elimden fırlayarak dağılan fotoğraf makinemden hiçbir hatıra fotoğrafı çıkmadı tabii ki. Ama havaalanına inişten itibaren doğaçlama olarak başlayan ıslıklarla şehre yürüyen inançlı taraftar ordusu, rengarenk Kopenhag sokakları, maç sonrası tüm yüzlerde tarif edilemez mutlulukla yoğrulmuş o yorgunluk ifadesi kaldı hatıralarda. "Neden Hagi?!" "Bravo Adams!""Taffarel Taffarel Taffarel!..Taffarel Taffarel Taffarel!.." "Haydi oğlum!.. Haydi oğlum!.." sözleri kazındı hafızalara. Hiç fotoğrafım yok Parken'da çekilmiş. Olmasın.

Takım sporlarında pek nadir sevinen bir ulus için çok büyük bir gündü. Ne diyor Arif; "ne zaman ki Atatürk Havalimanı'na indik, o an anladık ne büyük bir şey yaptığımızı."

Herkese merhaba.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder