Bu Blogda Ara

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Para & Saadet İlişkisi


© Copyright Manchester City FC Ltd 2011

14 Mayıs Cumartesi günkü F.A. Cup finalinde Manchester City, Stoke City’i 1-0 mağlup etti ve kupayı kazandı. Yaya Toure’nin 74. dakikadaki golü, Manchester City’e 35 yıl aradan sonra ilk büyük kupasını kazandırırken, birkaç saat önce aynı şehrin takımı Manchester United, Blackburn Rovers ile berabere kalarak 19. lig şampiyonluğunu garantilemişti.

Manchester United yıllardır başarıdan başarıya koşarken, Manchester City kupasız seneler geçiriyordu. Aslında, Manchester City taraftarları, şehrin daha az gösterişli takımı olmaktan gurur duyuyor ve Manchester United’ı “para babaları” olarak nitelendiriyordu. Ancak devran döndü. Abu Dabi’den Şeyh Mansour geldi, 2008 yılının Ekim ayında Manchester City’i “satın aldı.” Para babalarının kralı, yeni transferlere yüzlerce milyon Euro harcadı. İngiltere’de Manchester City’nin yıllar sonra bir kupası oldu. Hem de takım, Premier Lig’i, gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılmayı hak edecek bir sırada bitirdi. 366 milyon Euro’luk bir kadro olmasaydı Şampiyonlar Ligi’ne katılacak bir sırada tamamlamayı garantileyebilirler miydi? Manchester City, Premier Lig’deki zenginlerle başka türlü mücadele edebilir miydi? Zor. Çünkü o vahşi ligde “amatör ruh,” “yürek” gibi kelimeler anlam ifade etmez; “inanç,” “kendine güven” ise ancak banknotların üzerine yazılırsa okunabilir.

Fakir ama gururlu olmakla övünen taraftarlar; pahalı oyuncuları attıkları güzel gollerden, kazandıkları kupadan ve gelecek sene Şampiyonlar Ligi heyecanı yaşayacak olmalarından memnun. Ancak önemli olan, bu seneki başarının geçici olmaması ve üzerine daha büyük başarıların eklenmesi. Parlak bir kupa yüzlerce milyon dolar etmez ama rakiplerinin “United ve City: Şehirde birleşip, başarıda ayrılanlar” gibi takılmalarını sona erdirmek paha biçilemez.    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder